Kişisel4 dk okuma

Tutkunun Rengi: Kırmızı ve Beyaz

Şaraptan haz etmeyen biri nasıl şaraba aşık olabilir?

#introduction#personal#first-post

Beyaz ve kırmızıya dair tutku, çalışma hayatımızı sonlandırıp 2022 yılında Tekirdağ/Şarköy’e yerleşmemizle başladı.

Malum bu bölge şaraplık üzüm bağları ve dolayısıyla şarapları ile anılan bir bölge. Lakin şaraplara her zaman mesafeli olmuşumdur. Bu öyle bir mesafe ki şarapla ilgili zihnimdeki en son anı liseli ( 1985-1987 ) yıllarımda onu içtiğimde kötü bir tadının olması ve yanı sıra çok şiddetli bir şekilde başımı ağrıtmasıydı.

O tarihten 2023 yılına kadar ağzıma şarap aldığımı hatırlamıyorum. 2023 yılının Ağustos ayına geldiğimizde eşim Selma hanım Şarköy’deki dostlarımızın ev şarabı yaptıklarını öğrendi. Onlara kendisinin de şarap yapmayı istediğini söyleyerek şarap yapım işine dahil olmak istedi. Ben ise şarabı çok sevmediğimden - Tabi ki o zamanlar :) - yine mesafeli durmuştum.

Bu arada şarap yapmayı zaten bilmiyoruz, dostlarımızın bilgileri ve yönlendirmeleriyle yapılacak şarap. Eşim şarabı sevdiğinden 100 kg üzümden şarap yapalım dediğinde ben 50 kg üzümden yapılsın, zaten ben fazla şarap içmem dedim. Derken 11 Eylül 2023 günü bağda üzüm toplarken bulduk kendimizi. Üzümleri hasat ederken ellerim kan kırmızı olmuştu. Bilirsiniz kırmızı renkli meyve ve sebzeler antioksidan içerir. İşin bu tarafını düşünerek eşime üzümleri 50 değil de, öncesinde kendisinin zaten toplamak istediği miktar olan 100 kg olarak toplayalım dedim.

Velhasıl üzümler toplandı, tek tek ayıklandı ve ezildi. Süreçlerini sonraki yazımda anlatacağım adımları takip ederek şarabımızı yaptık. Ancak bu ilk yapış inanılmaz hatalarla doluydu. Bu hataların neler olduğunu sonradan aldığım eğitimlerin sonucunda öğrendim. Ama buna rağmen ortaya çıkan şarabın tadı hafızamdaki eski kötü imajından çok uzaktı. Sonrasında daha bilgili arkadaşlarımızın anlattıklarından da anladık ki biz çok hata yapmışız. Düşündüm ki bu hatalara rağmen şarabın tadını beğendiysem bu hatalar olmadan yapılacak olan şarabın tadı nasıl olur? Kesinlikle eğitimini almalıydım. Öyle de oldu.

Birisi yoğunlukla bağcılık eğitimi olmak üzere üç ayrı kurumdan eğitim aldım. Önemli bir maddi ücret karşılığı son aldığım eğitim uluslararası tanınırlık ve geçerliliğe sahip WSET Seviye-2 eğitimidir. Tabi şaraba dair okuduğum çok sayıda kitap da cabası.. Şu soruyu sorar gibi olduğunuzu tahmin ediyorum : 2024 ve sonrasında şarap yaptınız mı? Elbette yaptım. Tahmin edileceği üzere edindiğim bilgiler neticesinde sonraki yılda ( 2024 rekoltesi ) yaptığım şarap çok daha güzel oldu. 2025 yılı rekoltesinde de hem kırmızı ve hem de beyaz şarap yapıyorum. Tabi bu şarapları ilgili kanun çerçevesinde ( TABDK ) sadece ailecek kendi tüketeceğimiz kadar yapıyoruz. Hasılı süreç içerisinde şarabı sevmeyen biri olarak geldiğim nokta bu.

Zafer Uğur Özenbirkan - WSET Seviye 2 Sertifikası
WSET Seviye 2 Sertifikam

Şarabı Neden Sevdim?

Peki fermantasyon sonucunda şaraba dönüşen üzüm suyu neden beni bu kadar etkiledi? Bu soruyu kendime sorduğumda pek çok cevap buldum kendimde.

Şarabın tarihi çok eskiye milattan önce neolitik dönemin sonlarına yani M.Ö. 6000 li yıllara dayanır. Arkeologların Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e 50 km uzaklıktaki güney Kafkasya'nın iki köyünde yaptıkları araştırmalar sonucunda o tarihlerde yaşayan toplumların kullandığı çanak-çömleklerde şarap izlerine rastlandı. Yani kadehinizdeki şarap dudağınıza değdiği an en az 8000 yıllık bir tarihin mirasını ve öyküsünü yudumluyorsunuz. Bu oldukça heyecan verici. Bağcılık ve tabi ki şarap üretimi o tarihten bugüne kuşaktan kuşağa aktarılan bilgilerle gelişmiştir. Özellikle sanayi devriminden önce sosyo-ekonomik ve kültür düzenin ana akslarından biri olmuştur.

Şarap asude ve zarif bir alkollü içecektir. Ve kendisine de böyle davranılmasını talep eder. Arabesk müzik ona göre değildir mesela. O güzel slow müziklerle yapılan sohbetlerin ve dansların harika bir eşlikçisidir. O, dinginliğin elinden tutar, agresifliğe ise sırtını çevirir. Bu yönüyle baktığımızda örneğin onu bira içer gibi öylece hüpletip içemezsiniz de. Ya da en azından içilmemeli.

Kadehte sallanarak ve sonrasında koklanarak içinde aroma dünyasına ulaşılan ve sizi o kokuların eşliğinde bir yolculuğa çıkaran başka hangi içki vardır? Var mıdır? Size sunduğu o kokular sizi bazen yakın geçmişinize, bazen de çocukluğunuza alıp götürür.

Beyaz ve kırmızı şaraplar doğal olarak birbirinden farklıdır. Lakin beyazlar ve kırmızılar da kendi içlerinde farklı aroma profili sergiler. Yine her şarabın kendine özgü dokusal özellikleri vardır ( Asit, tanen gibi..). Tüm bunlar dikkate alınıp doğru yemekle eşleştiğinde damağınızdaki o muhteşem birlikteliğin hazzını unutabilir misiniz?

Şarap dediğiniz zaman bağ gelir aklınıza, bağcılık gelir, tarım gelir, çiftçi gelir, iklim gelir, coğrafya gelir, ez cümle doğa gelir. Üzüm doğanın size sunduğu bir armağandır.

Şaraba dair söylenecek daha çok söz vardır elbette. Ancak ona tutkulanmak için bu kadar sebep yeterli değil midir?

Son Söz

Bundan sonraki süreçte şaraba dair öğrendiklerimi ve deneyimlediklerimi blog yazıları vasıtasıyla tüm dünyaya yaymayı, bu tutkuyu herkese aşılamayı istiyorum. İlginizi çektiyse beni takip etmeyi ve paylaşmayı unutmayın. Sağlıcakla kalın!